Ana içeriğe atla

İnsan Beyninde Konuşma Tanımadan Sorumlu Merkezler

Gelecekte yapay zekaların elektronik sistemlerden daha çok biyoelektronik sistemlere doğru evrimleşeceğini göz önünde bulundurursak bu konuda sahip olacağımız bilgilerin gelecekte yolumuzu aydınlatacağını düşünüyorum.

Bu makalemizde insan beynini incelemeye ve yaşadığımız her dakika nasıl yapıldığını bilmediğimiz bir eylemle ilgili sizi bilgilendirmeye çalışacağım. Konumuz insan beyninde konuşmadan sorumlu olan merkezleri açıklamak ve bu bilgiler eşliğinde konuşma tanıma sürecinin nasıl işlediğine dair bir fikir sahibi olmanızı sağlamaktır. Makale içeriği teknik tıp ve mühendislik terimleri içermesi dolayısıyla ağır bir makale olduğunu söylemem gerekiyor. Bu hususları da göz önünde bulundurarak makale konusunda zorlanacağınız teknik terimlerin açıklamaları ilgili başlıklarda incelenmiştir. Bu linkleri da makale sonundan takip edebilirsiniz.



İnsan beyninde konuşma tanımadan sorumlu bölgelere ait nöro-anatomik modellerin ilki Alman nörolog Carl Wernicke tarafından 1874’de ortaya atılmış ve daha sonra geliştirilen birçok modele temel oluşturmuştur.

Wernicke, konuşulanları anlamakta zorluk çeken afazi hastalarından elde ettiği otopsi bulguları ışığında, dil ve konuşmayı anlamada rol oynayan beyin yapılarının, şu anda nöro-anatomide kendi adıyla bilinen superiyor temporal girusun (Brodmann alanı 22) arka kısmındaki işitsel assosiasyon korteksi ile sınırlanan bölge olduğunu ortaya koymuştur (Şekil 1). Sözcüklerin işitsel gösterimleri ve onlara anlam yükleyen ikinci derece assosiasyonlar arasındaki karşılıklı etkileşimlerin Wernicke alanında koordine edildiği bulgulanmıştır (Mesulam, 2000).


Günümüzün modern tarama teknikleri, insan beyninde dil-konuşma tanıma bölgelerini saptamada kullanılan geleneksel lezyon bulgularından edinilen bilgileri doğrular ve tamamlar niteliktedir. Buna göre genel olarak insan beyninin birincil (primary) işitsel korteksi, superiyor temporal planumun posteriyor kısmındaki Heschl girusunda (Brodmann 41) bulunmaktadır. İkincil (secondary) işitsel korteks ise superiyor temporal girusun çevresinde Brodmann alanları 21, 22, 42 ve 52’yi kapsamaktadır (Binder ve diğerleri, 1996; Celesia, 1976; Lauter ve diğerleri, 1985; Mazziotta ve diğerleri, 1982; Mesulam, 2000; Petersen ve diğerleri 1988; Wise ve diğerleri, 1991) (Şekil 1).

İnsan Beyni

İnsanlardaki dil-konuşma tanıma işlevinin nöro-fonksiyonel yönü birçok açıdan henüz tam olarak anlaşılamasa da elde edilen bulgulara göre, çevreden gelen ses dalgaları iç kulaktaki kokleanın (kulak salyangozu) içinde bulunan sıvıda titreşim yaratmakta ve bu da kokleada bulunan işitsel alıcıları tetiklemektedir. İşitsel sinirler bu ses sinyallerini kokleadan alıp medulladaki ipsilateral dorsal ve ventral koklea çekirdeğine götürür. İşitsel sinirler (koklear sinirler), kranyal sinirlerden 8. olan vestibüler koklea sinirlerinin parçasıdır. Her bir koklea çekirdeğinden gelen aksonlar medullanın iki tarafındaki medyal ve lateral superiyor olivar çekirdeğe ulaşır. Her bir superiyor olivar çekirdek, bilateral (iki kulaktan da gelen) veriyi aldığı için, işitsel verinin nereden geldiğini sesin iki kulaktaki şiddetine ve iki kulağa ulaşma hızına göre ayırt edebilir. Superiyor olivar çekirdekten, alt beyin sapının ana işitsel sinir yolu olan lateral lemniskiye çıkan sinir lifl eri, oradan orta beyin tavanındaki tepeciklere (inferior colliculi) varır. Buradaki aksonlar talamusa ait medyal genikülat çekirdeğe ve oradan primer işitsel kortekse ulaşır (Pinel, 1998; Mesulam, 2000).

Bu yazıya, Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlileri Yard. Doç. Dr. Ayşe Gürel ve Prof. Dr. Levent M. Arslan tarafından kaleme alınmış "Konuşma Tanıma için İnsan-makine Karşılaştırması" makalesinden faydalanılmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beynimiz

Sinir sistemi anatomik olarak merkezi (santral) sinir sistemi ve çevresel (periferik) sinir sistemi olarak ikiye ayrılır. Merkezi sinir sistemi; beyin, beyin sapı, beyincik, omurilikten meydana gelir. Çevresel sinir sistemi iç ve dış dokulardan (kas, tendon, deri) duyuları alıp omurilik, beyin sapından beyin ve beyinciğe bu duyuları götüren yollardır. Bu yapıların işlevsel olması için merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sisteminin birlikte çalışması gerekir. Bu da ancak beyindeki kimyasal ve elektriksel aktivitenin doğru çalışabilirliği ile mümkündür. (NEUROFEEDBACK eğitimlerinde biz beynin elektriksel aktivitesinin iyileştirilmesi ile ilgilenmekteyiz.)  Bilim dünyası beyni ve işlevlerini anlayabilmek için beyni ortak işlevsellik ilkesi ile bölümlere ayırmıştır. Her kadar belirli işlevler beynin farklı alanlarında gerçekleşse de beynin bir bütün olarak çalışmakta olduğu unutulmamalıdır. Bir beyin modeline bakıldığında beynin dış, orta ve alt bölümlerden, iki yarı-küreden ...